Filistin meselesi, ülkelerin iç siyaset malzemesi edilebilecek bir konu değildir.
Filistin meselesi, yakınında olan haksızlığa kör ve sağır olup kendi vicdanını tatmin etme aracı da değildir.
Filistin meselesi, ülkelerin İsrail ile yürüttükleri ekonomik, askeri ve uluslararası ilişkileri görmezden gelip sadece İsrail’e lanet okumaktan ibaret olamaz.
İki üç uzman görünümlü satılık kalemşörün gündem malzemesi haline getirilecek bir mesele de değildir.
Ortadoğu peygamberlerin siyaset yaptığı yerdir. Zordur. İnanç ve siyaset iç içe geçmiş, coğrafya kanla yoğrulmuştur. Uluslararası ilişkiler ise çıkarlar üzerine kuruludur. Bu kuralın istisnası neredeyse yoktur.
Bugün Filistin, insanların gözleri önünde yok oluyor. Yakın zamanda sadece sembolik bir varlık olarak kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Umarım yanılırım, ancak gidişat bu yönde görünüyor.
Filistin Neden Yok Oluyor?
Her gün yüzbinlerce insan sosyal medyada, on binlercesi sokaklarda haykırmasına rağmen, haritada gittikçe küçülen bir Filistin çıkıyor karşımıza. Peki neden?
Çünkü insanlar samimi değil. Filistin bugün kendini duyarlı göstermeye çalışan bazı insanların elinde yalnızca bir araç. Her gün onlarca ülkeden İsrail’e lanet, Filistin’e destek sesleri yükseliyor. Ancak bu eylemlilik aslında eylemsizliğe dönüşmüş durumda.
Ülkeler, kendi içlerindeki insan hakları ihlallerini gizlemek ve hak arama mücadelelerinin üstünü örtmek için Filistin mitinglerini serbest bırakıyor.
İnsanlar kendi iktidarlarına karşı hak mücadelesi verseydi, İsrail ile olan ticaret ve iş birliklerini kendi ülkelerinden gerçekten kesebilseydi bugün çok farklı bir tablo ile karşılaşırdık.
Elbette Filistinlilerin dünya kamuoyunda psikolojik üstünlük sağlamaları gerekli. Ancak kapalı kapılar ardında imzalanan gizli anlaşmalar sürdükçe bu çok zor. Kendi ülkesindeki haksızlıklara sessiz kalanların, Filistin konusunda yüksek perdeden ses çıkarması ne kadar samimi olabilir?
Uluslararası Çıkarların Gölgesinde Filistin
Uluslararası ilişkiler çıkar üzerine kuruludur. Ülkeler dönemsel menfaatlerine göre bir başka ülkeye yanaşır veya uzaklaşır. Bu konumu belirleyen çoğu zaman insani ya da ahlaki değerler değil, ekonomik çıkarlar ve güvenlik kaygıları olur.
Dolayısıyla devletler Filistin meselesine de böyle yaklaşır. Ne dini ne de insani açıdan bakarlar. İsrail ile ekonomik ilişkileri sürdürenler için ne Mescid-i Aksa kutsaldır ne de Gazze yaşanan bir insanlık dramının sahnesidir. Filistin onlar için sadece bir toprak parçasıdır. Ve tarih boyunca kurulup yıkılan devletler gibi, er ya da geç yıkılacağı düşünülür.
Bugün birçok ülkede düzenlenen “Filistin için İsrail’e Lanet” mitingleri de uluslararası ilişkiler açısından yalnızca iç siyasetin bir malzemesi olmaktan öteye geçememektedir. Filistin’de yaşanan zulüm, siyasi erklerin duyulmasını istediği ölçüde yurttaşlara gösterilmektedir.
Samimiyet Sorunu
Kendi ulusal kimliklerinden arınarak kendilerini dünya vatandaşı olarak gören; dünyanın neresinde olursa olsun zalime karşı mazlumdan yana duran samimi insanların Filistin için verdiği mücadele, en sahici ve en kıymetli mücadeledir. Herkesin kendi imkânları ölçüsünde Filistin için sunduğu destek de aynı şekilde değerli, kıymetli ve insani bir duruştur.
Dünyanın birçok ülkesinde insan hakları ihlalleri yaşanıyor. Bunları görmezden gelenlerin Filistin üzerinden vicdanlarını tatmin etmeye çalışması, meseleyi samimiyetsiz kılıyor. Eğer Filistin kelimesi yerine aynı zulme uğrayan bir başka halkı koyarsak, çoğu insanın sessiz kalacağı açıktır.
Filistin, iktidarların tıkanıklık yaşadığı yerde iç siyasete malzeme edilen bir meseledir. Uluslararası çıkarların en üst seviyede oynandığı bir dünya meselesidir.
Filistin yanlızca bir din meselesi de değildir. Zira dini mabetler, kapitalist sistemde en büyük turizm gelirlerinden biridir. Hiçbir ülke bu kaynağı kendinden esirgemez. Sömürür, dizayn eder, kullanır ama vazgeçmez.
Sonuç
Filistin meselesi, vicdanları törpüleyen bir araç değil; samimiyet ve tutarlılık testidir. Gerçekten Filistin için ses çıkarmak, önce kendi ülkesinde yaşanan haksızlıklara ses çıkarmaktan geçer. Aksi takdirde Filistin, yalnızca politik malzeme olmaya ve yok olmaya mahkûm bırakılacaktır.
.jpeg)
Yorumlar
Yorum Gönder