Ana içeriğe atla

Kahtalı Mıçe'ye Veda


Kahtalı Mıçe de aramızdan ayrıldı. Sonsuzluk denen büyük boşluk bir kişiyi daha aldı yanına. Varlığının anlamı, yokluğunda daha derin hissedileceklerden biri. Yeri kolay kolay dolmayacak bir halk ozanı.

Dünya, iyi insanların yüzü suyu hürmetine döner derler. O iyi insanlardan biriydi Kahtalı Mıçe. Kendi dünyasında yaşam mücadelesi veren bir değerdi.Yediden yetmişe Adıyamanlıların gönlünde taht kurmasını bilmişti.

Mıçe’nin ölümüyle birlikte bir taş daha dikildi kara toprağa. Adı, soyadı, doğum ile ölüm tarihleri arasına konacak olan küçük bir çizgi yer alacak soğuk mezar taşında. O kısa çizgi yaşadıklarının simgesi olacak. O kısa çizgiyi elinden geldikçe üreterek ve halkının içinde kalarak doldurmaya çalıştı.

Kendisini var eden toplumla özdeşleşmiş bir kimliğe sahipti Kahtalı Mıçe. O, sadece bir ozan değil, neredeyse tüm bir Adıyaman’dı. Geçmiş ile bugün arasında bir köprüydü.

Gündelik yaşamın izleri, eserlerine esin kaynağı oldu. Kadim coğrafyamızda sözlü tarihin önemli taşıyıcılarından biriydi. Kürtçe ve Türkçe seslendirdiği türküleriyle ve şiirleriyle bir dönemin tanığı ve anlatıcısı oldu.

12 Eylül askeri darbesi döneminde tutuklandı, işkence gördü, işitme kaybına uğradı. Ama susmadı. Haksızlığa, hukuksuzluğa, yoksulluğa ve yolsuzluğa karşı hep türküleriyle, şiirleriyle isyan etti. Elinden geleni, gücü yettiğince yaptı.

O, barış yanlısıydı. 90’ların karanlık günlerinde Adıyaman’daki dükkanların camlarına asılan posterinde "Ben silahların namlusuna kurşun yerine çiçek takmaktan yanayım." diyecek kadar cesurdu.

Maddi zorluklardan kaynaklı bazen onu bozuk Türkçesi nedeniyle reyting malzemesi hâline getirmeye çalışanlar oldu, televizyon ekranlarına taşıdı. Ama o, eserleriyle bu girişimleri gölgede bıraktı. Programlar bitti, ekranlar kapandı, ama Miçe hep bildiğimiz Miçe olarak kaldı.

6 Şubat depremini yaşayan halkının yanında oldu. Hastalığına rağmen yalnız bırakmadı kimseyi. En güçlü silahı olan şiiriyle on binlerin duygularına ses oldu.

İyi ki geçtin bu dünyadan Mıçe… İyi ki tanıdık seni…

Allah rahmet eylesin, sevenlerinin başı sağ olsun.

Yorumlar

  1. Kaleminize sağlık hocam. Mekanı cennet olsun.

    YanıtlaSil
  2. Cok guzel anlatmissin güzel insan Kahtalı Mıçe'yi.Adıyamanimizin çok büyük bir degeriydi.Herzaman kendi gibi kendiydi.

    YanıtlaSil
  3. Şairimiz v büyük ses yorumcumuz hakkında ortaya koyduğun duygu ve düşüncelerinden dolayı teşekkür ederiz, halza

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

6 Şubat’ın Ağırlığı

 Toprağa düşen her can yakınlarından ve sevdiklerinden bir şeyler götürür beraberinde. 6 Şubat’ın 4.17’sinde, "Biz artık yokuz kalan ömürlerinizle idare edin." der gibi vedalaşmadan ayrıldılar hayatımızdan sevdiklerimiz.  Zamansız gidenler kendileriyle beraber güzel olan ne varsa alıp götürdüler. Ne gecenin zifiri karanlığı ne kışın sert soğuğu engel olamadı onlara. Yakınlarının insan üstü çabası onları kurtarmaya yetmedi. İnsan yetersiz kaldı o gece sevdiklerine, zaman tükendi, ses kesildi.   Kulaklarda yankılanan imdat sesine karşı hiçbir şey yapamamın çaresizliğini ve ezikliğini yaşadı ölenlerin yakınları. Bir ömür boyu kulakta yankılanacak olan o ses, sessizliğin en büyük gürültüsü olmaya devam ediyor.  Bir gecede on binlerce insan koptu yaşamdan, sonsuzluk perdesini aralayarak toprağa gömüldü. On binlerce nefes kendilerine can veren evlerinin yıkılan enkazında boğuldu.   Önceden haberleşmiş gibi saat alarmlarını 04.17’ye kurup aramızdan ayrıldı sevdikl...

Barışa Adanmış Bir Yaşam: Sırrı Süreyya Önder

İnsanlık tarihinde bir insanın ömrü, kısa bir andan ibarettir; bir tek nefes ya da mezar taşındaki doğum ve ölüm tarihleri arasına çizilen kısacık bir çizgidir adeta.  Herkes doğar, yaşar ve nihayetinde ölür. Kimisi az yaşar, kimisi çok. Bazıları yaşadığını zannederken, bazıları yaşamak için tüm ömrünü adar. Sırrı Süreyya Önder, onurlu bir yaşam için ömrünü çekinmeden adayanlardandır. Sırrı Süreyya Önder, Mezopotamya'nın insanlığa sunduğu en değerli armağanlardan biridir. O, yaşamın hakkını verenlerdendir. Kendisini borçlu hissettiği insana, doğaya ve börtü böceğe birlikte yaşamın sözünü verenlerdendir. Adıyaman'ın küçelerinde, çocukluğu beklenenden daha erken bitenlerdendir. Babası erken yaşta vefat eden çocukların çocuklukları da erkenden sona erer; omuzlarına henüz çocuk yaşta dert yüklenir. Sırrı Süreyya Önder, çocuk yaşta hem bu derdi üstlenmiş hem de başkalarının dertlerine ortak olmuştur. Erken yaşta kendisini haksızlıklara karşı duran bir birey olarak adamıştır. Olağan ...