Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Barışa Giden Yola İnanmak

  İnsanlığın günümüze kadar ulaşabildiği en kutsal değeri barıştır. Gelecek nesillere aktarılacak en kıymetli miras, kaybedeni olmayan; kazananı ise herkesin olduğu bir iyi hal dönemidir. Varlığın gerçek değerini çoğu zaman onu kaybettiğimizde anlarız. Oysa kaybın olmadığı bir yaşam inşa ederek, elimizdeki varlığı yok olmaktan koruyabiliriz. Varlığı yokluk üzerinden tanımlamamak için elimizde olanı korumak ve güçlendirmek zorundayız. Bunun için herkesin kendinden biraz taviz vermesi gerekir. Zor olanı konuşabilmek, sözcüğün gücüne inanarak şiddete başvurmadan ikna etmeyi başarabilmektir. En uç görüşlerin bile aklıselim bir şekilde ele alınması, herkesi doğru olana götürmeye yetecektir. Kadim coğrafyamız, geçmişin acılarıyla yoğruldu. Evlatlar ana babadan, ana babalar evlattan koparıldı. En güzel hikâyeler yarım kaldı ve geride kalanlar eksilmiş bir hayatla yaşamaya mecbur bırakıldı. Ancak bir varlığı kütükten silmek, onu hayattan tamamen silmek anlamına gelmedi. Bir kez var olmuş o...

Sevdiğinin Yüreğinde Ölmek (Mirina Ser Dîlê Te)

  “Mirina ser dîlê te” sevdiğinin yüreğinde ölmek demektir. Aşk ve sevda, hangi dilde dile gelirse gelsin, özeldir ve değerlidir. Çünkü dil, varlığın ispatıdır. Ekmek gibi, su gibi, hava gibi yaşamsaldır. Diller, geçmiş ile bugün, bugün ile yarın arasında köprü görevi görür. Dil aşkı ve sevdayıda kapsar. Coğrafyamızın en kadim dillerinden biri olan Kürtçe, edebiyat açısından oldukça zengin bir dildir. Aşk ve sevda konuları hem sözlü hem yazılı edebiyatta sıkça işlenmiş; kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Üç farklı aşk hikâyesi; kavuşamama, özlem ve sevdayı konu edinerek Kürt aşk edebiyatına önemli katkılar sunmuştur. Bu üç eserden şiirler yazılmış, türküler yakılmış, filmler üretilmiş ve halk belleğinde kalıcı izler bırakılmışlardır. Bu destansı eserlerden kısa kesitler sunarak Kürtçe aşk edebiyatına merak uyandirmak istiyorum. Mem û Zîn: Kavuşamamanın Destanı 17. yüzyılda Ahmedê Xanî tarafından kaleme alınan Mem û Zîn, Kürt edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Botan Mir’i’nin ...

Filistin Meselesine Bir de Buradan Bakmak

  Filistin meselesi, ülkelerin iç siyaset malzemesi edilebilecek bir konu değildir. Filistin meselesi, yakınında olan haksızlığa kör ve sağır olup kendi vicdanını tatmin etme aracı da değildir. Filistin meselesi, ülkelerin İsrail ile yürüttükleri ekonomik, askeri ve uluslararası ilişkileri görmezden gelip sadece İsrail’e lanet okumaktan ibaret olamaz. İki üç uzman görünümlü satılık kalemşörün gündem malzemesi haline getirilecek bir mesele de değildir. Ortadoğu peygamberlerin siyaset yaptığı yerdir. Zordur. İnanç ve siyaset iç içe geçmiş, coğrafya kanla yoğrulmuştur. Uluslararası ilişkiler ise çıkarlar üzerine kuruludur. Bu kuralın istisnası neredeyse yoktur. Bugün Filistin, insanların gözleri önünde yok oluyor. Yakın zamanda sadece sembolik bir varlık olarak kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Umarım yanılırım, ancak gidişat bu yönde görünüyor. Filistin Neden Yok Oluyor? Her gün yüzbinlerce insan sosyal medyada, on binlercesi sokaklarda haykırmasına rağmen, haritada gittikçe küçülen ...

Bazı Ölümler Mevsimseldir

21.yüzyıldayız… Uzay ve teknoloji çağında yaşıyoruz. Her gün çağ atlıyor, dünyayla yarışıyoruz. Ama hâlâ yolların kenarında, eski otobüslerin içinde, bir umut peşinde giden insanlar var. Mevsimlik işçiler… Varlıkları çoğu zaman ölümleriyle hatırlanan, bu çağın en büyük utançlarından biri. Urfa’dan, Adıyaman’dan, Antep’ten, Diyarbakır’dan binlerce insan yola düşüyor. Kendi topraklarından çıkardıkları yetmiyor, başka şehirlerin tarlalarında alın teri döküyorlar. Çoğu zaman insanlıktan uzak koşullarda, sigortasız, sadece çocuklarının boğazından helal bir lokma geçirebilmek için… Kazandıkları, kıt kanaat geçimden fazlasını sağlamıyor. Yola çıkarken tek güvence, “Allah’a emanet” olmaktır. Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa’dan Ordu’ya fındık toplamaya giden tarım işçilerini taşıyan bir minibüs, Sivas’ta kaza yaptı. Basına yansıyan bilgilere göre 4 işçi yaşamını yitirdi, 18 kişi yaralandı; 3’ünün durumu ağır. Ölenlerden üçü aynı aileden… Ekmek parası için yola düşen insanlar, ekmeklerine kavuşamadan...

Zamana Yayılan Miras: Cendere Köprüsü

6 Şubat 2023’te yaşanan büyük Kahramanmaraş Pazarcık depremleri, 11’e yakın ili etkileyerek büyük bir yıkıma neden oldu. Şehirler yok oldu, on binlerce insan hayatını kaybetti. Yeni yapılmış binalar, yollar ve köprüler zarar görürken, Adıyaman’ın Kahta ilçesinde bulunan Roma dönemine ait Cendere Köprüsü hiçbir hasar almadan ayakta kaldı. Binlerce yıldır dimdik duran bu tarihi yapı, doğa karşısındaki direnciyle insanlığa büyük bir ders verdi. Adıyaman, Nemrut Dağı, Kahta Kalesi, Gerger Kalesi gibi sayısız tarihi mirasa ev sahipliği yapmasıyla adeta bir açık hava müzesi konumundadır. Ancak bugünlerde bu eşsiz miras, Cendere Köprüsü’nü de kapsayan “Millet Bahçesi Projesi” tartışmalarıyla gündemde. Tarih ve kültür uzmanları, bilinçsizce yapılabilecek projelerin köprünün ömrünü kısaltacağından ve tarihi dokuya zarar vereceğinden endişe ediyor. Tarihi mekanlar, sadece taş ve topraktan ibaret değildir; geçmişin izlerini taşıyan, geleceğe aktarılması gereken kültürel değerlerdir. Cendere Köprü...