Ana içeriğe atla

Valiler İlkokulu 1/C Velilerine İthafen



Bu yazı 24 Kasım Öğretmenler Günü'ne atfedilen tüm resmi anlam ve çıkarımlardan bağımsızdır. 

6 Şubat bizim için büyük bir tufandı. Geride kalanlar olarak yaşamın bir ucundan tutmak ve ayağa kalkmak zorundaydık.

Canını, evini ve memleketini aynı anda toprağa veren bizler yeni bir yaşam alanında yeniden nefes almaya çalışıyoruz.

Artık doğduğumuz yer değil doyduğumuz yer memleket bizlere. Yolculuğumuz iyi bir liman bulmaya yönelik.

İyi insanlarla yaşamı örerek var ettiğimiz memleketimizden, iyi insanlardan uzakta, yine yeniden iyi insanlarla karşılaşmak umuduyla çocuklarımıza yeni bir memleket örme çabası içerisindeyiz.

Kabuk bağlamayan yaramızın bir nebze de olsun acısını dindirmeye çalışan velilerimiz her fırsatta en içten samimiyetleriyle her daim yanımızda olduklarını gösterdiler.

Sessizliğimize ses olmanın yanında yarım kalan bizleri tamamlamaya and içmiş gibi sürekli koşuşturmaca içindeler. 

En değerli varlıkları olan çocuklarını yaramıza merhem, yolumuza yoldaş ettiler... Emanetleri başla göz üstüne.

24 Kasım da öğretmenler gibi resmi makamlarca ihmal edilen, sesi duyulmayan, hak ettiği yerde olamayan bir gün olsa da çocuklar var. Karanlıkta bırakılmaya çalışılan öğretmenler öğrencilerin gözündeki ışığa yürürken yolunu hiç kaybetmez. Bazen yorulur belki... Ama velilerinin büyük sürprizi ile yeniden motive olur. 

Valiler İlkokulu 1 C sınıfı velileri içtenlikleri, emekleri ve geleceğe olan umutları ile her daim bizlerle..

İyi insanlarla kesişsin yollarımız...











Yorumlar

  1. Yüreğine sağlık hocam

    YanıtlaSil
  2. BAZEN HAYAT BİZİ ÖYLE BİR SINAVA TUTARKİ.HİÇ BEKLEMEDİGİMİZ,HİÇ ÇALIŞMADIGIMIZ YERDEN(CANIMIZ VE SEVDİKLERİMİZDEN).SİZ ÖYLE BİR SINAVDAN ÇIKIP BİZİM EVLATLARIMIZ İÇİN HAYAT,UMUT,GELECEK OLMANIZ EVLATLARIMIZ İÇİN BÜYÜK ŞANS BİZLER İÇİN BÜYÜK ONUR.SABRINIZ ,EMEĞİNİZ İÇİN SONSUZ TEŞEKKÜR EDERİZ

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

6 Şubat’ın Ağırlığı

 Toprağa düşen her can yakınlarından ve sevdiklerinden bir şeyler götürür beraberinde. 6 Şubat’ın 4.17’sinde, "Biz artık yokuz kalan ömürlerinizle idare edin." der gibi vedalaşmadan ayrıldılar hayatımızdan sevdiklerimiz.  Zamansız gidenler kendileriyle beraber güzel olan ne varsa alıp götürdüler. Ne gecenin zifiri karanlığı ne kışın sert soğuğu engel olamadı onlara. Yakınlarının insan üstü çabası onları kurtarmaya yetmedi. İnsan yetersiz kaldı o gece sevdiklerine, zaman tükendi, ses kesildi.   Kulaklarda yankılanan imdat sesine karşı hiçbir şey yapamamın çaresizliğini ve ezikliğini yaşadı ölenlerin yakınları. Bir ömür boyu kulakta yankılanacak olan o ses, sessizliğin en büyük gürültüsü olmaya devam ediyor.  Bir gecede on binlerce insan koptu yaşamdan, sonsuzluk perdesini aralayarak toprağa gömüldü. On binlerce nefes kendilerine can veren evlerinin yıkılan enkazında boğuldu.   Önceden haberleşmiş gibi saat alarmlarını 04.17’ye kurup aramızdan ayrıldı sevdikl...

Barışa Adanmış Bir Yaşam: Sırrı Süreyya Önder

İnsanlık tarihinde bir insanın ömrü, kısa bir andan ibarettir; bir tek nefes ya da mezar taşındaki doğum ve ölüm tarihleri arasına çizilen kısacık bir çizgidir adeta.  Herkes doğar, yaşar ve nihayetinde ölür. Kimisi az yaşar, kimisi çok. Bazıları yaşadığını zannederken, bazıları yaşamak için tüm ömrünü adar. Sırrı Süreyya Önder, onurlu bir yaşam için ömrünü çekinmeden adayanlardandır. Sırrı Süreyya Önder, Mezopotamya'nın insanlığa sunduğu en değerli armağanlardan biridir. O, yaşamın hakkını verenlerdendir. Kendisini borçlu hissettiği insana, doğaya ve börtü böceğe birlikte yaşamın sözünü verenlerdendir. Adıyaman'ın küçelerinde, çocukluğu beklenenden daha erken bitenlerdendir. Babası erken yaşta vefat eden çocukların çocuklukları da erkenden sona erer; omuzlarına henüz çocuk yaşta dert yüklenir. Sırrı Süreyya Önder, çocuk yaşta hem bu derdi üstlenmiş hem de başkalarının dertlerine ortak olmuştur. Erken yaşta kendisini haksızlıklara karşı duran bir birey olarak adamıştır. Olağan ...

Kahtalı Mıçe'ye Veda

Kahtalı Mıçe de aramızdan ayrıldı. Sonsuzluk denen büyük boşluk bir kişiyi daha aldı yanına. Varlığının anlamı, yokluğunda daha derin hissedileceklerden biri. Yeri kolay kolay dolmayacak bir halk ozanı. Dünya, iyi insanların yüzü suyu hürmetine döner derler. O iyi insanlardan biriydi Kahtalı Mıçe. Kendi dünyasında yaşam mücadelesi veren bir değerdi.Yediden yetmişe Adıyamanlıların gönlünde taht kurmasını bilmişti. Mıçe’nin ölümüyle birlikte bir taş daha dikildi kara toprağa. Adı, soyadı, doğum ile ölüm tarihleri arasına konacak olan küçük bir çizgi yer alacak soğuk mezar taşında. O kısa çizgi yaşadıklarının simgesi olacak. O kısa çizgiyi elinden geldikçe üreterek ve halkının içinde kalarak doldurmaya çalıştı. Kendisini var eden toplumla özdeşleşmiş bir kimliğe sahipti Kahtalı Mıçe. O, sadece bir ozan değil, neredeyse tüm bir Adıyaman’dı. Geçmiş ile bugün arasında bir köprüydü. Gündelik yaşamın izleri, eserlerine esin kaynağı oldu. Kadim coğrafyamızda sözlü tarihin önemli taşıyıcılarında...