Ana içeriğe atla

İlerisi İçin Karar Verememek


Milyonlarca insanın yaşamı, büyük bir tufan sonrasında, 2 dakika içinde ters düz oldu. Geleceğe yönelik tüm planlar geçerliliğini yitirdi ve insanlar radikal kararlar almak zorunda kalıyor.

Uygulamaya konan kararların ne gibi sonuçlar doğuracağını şimdiden kestirmek mümkün değil. Umuyoruz alınan kararlar herkes için en doğru karar olur.

Ellerinde avuçlarında neyi var neyi yok kaybeden insanlar adeta sudan çıkmış balığa döndüler. Yılların birikimi saniyeler içerisinde çöpe dönüşüverdi.

İçerisinde bulunulan süreç, sağlıklı kararlar alınmasına engel teşkil ediyor. Öyle bir süreç içerisindeyiz ki dün almış olduğumuz karar, bugün bize çok saçma gelebiliyor. Geçen hafta aldığımız ve kesinlikle uygulayacağım dediğimiz kararımız, bu hafta ele alınca ne kadar yanlış bir karar olduğunu fark edebiliyoruz.

İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyor. Memlekette kalmak ve gitmek arasında seçim yapmanın zorluğunu yaşıyorlar. Giderlerse pişman, kalırlarsa pişman olacaklarından korkuyorlar.

İnsanların şu anda yapması gereken en doğru şey, uzun vadeli planlar yapmak yerine sağlıklı karar verecekleri bir ortam bulmak olmalıdır. İlerisi için değil, içerisinde bulunduğu koşullardan bir nebze olsun uzaklaşıp yaşadığı şeyin gerçekten ne olduğunu tam olarak kavraması için zaman kazanmalıdırlar. Öyle ki birçok kişi halen neyini tam olarak kaybettiğinin farkında değil.

Elbette yaşam devam ediyor. Can kayıpları ömür boyu bir yanımızın hep yaralı kalmasına sebep olacak. Sevinçlerimiz ve hüznümüz hep yarım olacak.

Yıllarca boğazından artırarak biriktirdikleri yok olup gidenler için yeniden ayağa kalkmak kolay olmayacak. Ama tüm bunlara rağmen, yine en iyisini yaşamak için elimizden geleni yapmak zorundayız. Zor olduğunu biliyoruz ama başka çaremiz yok.

Önemli olan bundan sonrasını sağlıklı ve güvenli şekilde yaşamak olmalıdır. Çok acele edip sonrasında uzun süre pişmanlık duyacağımız kararlar almamalıyız.

Yaşadığımız felaket büyük bir tufandı. Bu tufanı basite aldığımız takdirde, sonrası daha büyük çıkmazlara sebep olabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

6 Şubat’ın Ağırlığı

 Toprağa düşen her can yakınlarından ve sevdiklerinden bir şeyler götürür beraberinde. 6 Şubat’ın 4.17’sinde, "Biz artık yokuz kalan ömürlerinizle idare edin." der gibi vedalaşmadan ayrıldılar hayatımızdan sevdiklerimiz.  Zamansız gidenler kendileriyle beraber güzel olan ne varsa alıp götürdüler. Ne gecenin zifiri karanlığı ne kışın sert soğuğu engel olamadı onlara. Yakınlarının insan üstü çabası onları kurtarmaya yetmedi. İnsan yetersiz kaldı o gece sevdiklerine, zaman tükendi, ses kesildi.   Kulaklarda yankılanan imdat sesine karşı hiçbir şey yapamamın çaresizliğini ve ezikliğini yaşadı ölenlerin yakınları. Bir ömür boyu kulakta yankılanacak olan o ses, sessizliğin en büyük gürültüsü olmaya devam ediyor.  Bir gecede on binlerce insan koptu yaşamdan, sonsuzluk perdesini aralayarak toprağa gömüldü. On binlerce nefes kendilerine can veren evlerinin yıkılan enkazında boğuldu.   Önceden haberleşmiş gibi saat alarmlarını 04.17’ye kurup aramızdan ayrıldı sevdikl...

Barışa Adanmış Bir Yaşam: Sırrı Süreyya Önder

İnsanlık tarihinde bir insanın ömrü, kısa bir andan ibarettir; bir tek nefes ya da mezar taşındaki doğum ve ölüm tarihleri arasına çizilen kısacık bir çizgidir adeta.  Herkes doğar, yaşar ve nihayetinde ölür. Kimisi az yaşar, kimisi çok. Bazıları yaşadığını zannederken, bazıları yaşamak için tüm ömrünü adar. Sırrı Süreyya Önder, onurlu bir yaşam için ömrünü çekinmeden adayanlardandır. Sırrı Süreyya Önder, Mezopotamya'nın insanlığa sunduğu en değerli armağanlardan biridir. O, yaşamın hakkını verenlerdendir. Kendisini borçlu hissettiği insana, doğaya ve börtü böceğe birlikte yaşamın sözünü verenlerdendir. Adıyaman'ın küçelerinde, çocukluğu beklenenden daha erken bitenlerdendir. Babası erken yaşta vefat eden çocukların çocuklukları da erkenden sona erer; omuzlarına henüz çocuk yaşta dert yüklenir. Sırrı Süreyya Önder, çocuk yaşta hem bu derdi üstlenmiş hem de başkalarının dertlerine ortak olmuştur. Erken yaşta kendisini haksızlıklara karşı duran bir birey olarak adamıştır. Olağan ...

Kahtalı Mıçe'ye Veda

Kahtalı Mıçe de aramızdan ayrıldı. Sonsuzluk denen büyük boşluk bir kişiyi daha aldı yanına. Varlığının anlamı, yokluğunda daha derin hissedileceklerden biri. Yeri kolay kolay dolmayacak bir halk ozanı. Dünya, iyi insanların yüzü suyu hürmetine döner derler. O iyi insanlardan biriydi Kahtalı Mıçe. Kendi dünyasında yaşam mücadelesi veren bir değerdi.Yediden yetmişe Adıyamanlıların gönlünde taht kurmasını bilmişti. Mıçe’nin ölümüyle birlikte bir taş daha dikildi kara toprağa. Adı, soyadı, doğum ile ölüm tarihleri arasına konacak olan küçük bir çizgi yer alacak soğuk mezar taşında. O kısa çizgi yaşadıklarının simgesi olacak. O kısa çizgiyi elinden geldikçe üreterek ve halkının içinde kalarak doldurmaya çalıştı. Kendisini var eden toplumla özdeşleşmiş bir kimliğe sahipti Kahtalı Mıçe. O, sadece bir ozan değil, neredeyse tüm bir Adıyaman’dı. Geçmiş ile bugün arasında bir köprüydü. Gündelik yaşamın izleri, eserlerine esin kaynağı oldu. Kadim coğrafyamızda sözlü tarihin önemli taşıyıcılarında...