11 ili etkileyen tufan birçok ülkeye eşdeğer coğrafyayı adeta haritadan sildi.
Suriye savaşı sonrası ülkemizde resmi kayıtlara göre 3,5 milyon mülteci bulunuyor. Resmi beyanlara bakılırsa ülkemizde 4.5 milyon insan deprem bölgesini terk etti. Kayıplara gelince kitaplardan okuduğumuz savaşlardan çok çok daha fazla insan yaşamını yitirdi.
Adıyaman'da tarihi Cendere Köprüsü geçmiş yıllarda yaşanan depremlerle birlikte 6 Şubatta meydana gelen depremlerden de etkilenmedi.
Cendere köprüsünden çok çok sonra yapılan yapıların tamamı ya yıkıldı ya yıkılacak. Yıkılmayanların ise orta çaplı bir depremden sonra ayakta kalması mucize olur.
Ne Cendere Köprüsü kendiliğinden oluştu ne de bugün 11 ilde on binlerce insanın yaşamına mal olan yapılar. Peki nasıl oluyor da binlerce yıl önce yapılan yapı ayakta duruyor da yeni olan ve her türlü teknolojik aletlerle ölçülüp biçilerek yapılan yapılar saniyeler içinde moloz yığınına dönebiliyor?
Evet ikisi de insan yapımı biri çalıp çırpmamış, yer seçimi konusunda akıllı davranmış, her aşamasında denetime tabi tutulmuş...yani gerek yaptıran gerek yapan ve gerekse de denetleyen ahlaklı davranmış.
Günümüzün en büyük çıkmazı bozuk resmi denetim düzeni ile ahlaksız insanın birlikte iş tutmasıdır. Yapılan yapıların neredeyse tamamı her türlü denetimden geçmiş! Hukuksal olarak bir kaç göstermelik mütahit dışında hiç kimse ceza da almayacak.
Depremden bugüne bir çok eleştirel yazı yazıldı ama bir tane muhatap bulunamadı. Herkes, kamu ve özel sektör dahil hiç kimse hatayı kabul etmiyor. Çok yakında tek suçlu o an o binada olan ölenler diyecekler...

Yorumlar
Yorum Gönder