Ana içeriğe atla

Perre Antik Kenti Mezopotamya'nın Efes'idir...

 


Perre Antik Kenti Kommagene Krallığının 5 önemli kentinden birisidir. Özellikle Malatya yolu üzerinde bulunması ve su kaynaklarına yakın olması  jeopolitik konum açısından oldukça önemli bir yerleşke haline getirmiştir Perre Antik Kentini.


Geçmişin bu önemli kentinin kalıntıları bir an önce gün yüzüne çıkarılırsa eğer ilimiz Adıyaman da kuşkusuz günümüzün en önemli turizm kentlerinden biri olacaktır.


Son yıllarda devam eden kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan eserler ve kalıntılar bize asıl cevherin halen ortaya çıkarılmadığı mesajını veriyor. Ve bizler de büyük bir merakla kazı çalışmalarını yakından takip etmeye devam ediyoruz.

Perre Antik Kenti kazıları devam ettikçe ortaya çıkacak eserler ve yapılar bizleri geçmişin en ihtişamlı ve bozulmamış yapılarıyla gizemli bir geçmişe götürecektir.



Ege coğrafyası için Efes Antik kenti ne ise Mezopotamya coğrafyası için Perre Antik Kenti odur. Yılda en az 1.5 milyon insanın ziyaret ettiği ve yaklaşık 3-4 saat süren geziler ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakan Efes Antik Kenti'ne eş değer bir yapıdadır Perre Antik Kenti.


Mezopotamya coğrafyası insanlığın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Fırat ve Dicle Nehirlerinin insanlığa armağan ettiği Mezopotamya coğrafyası toprağın işlenmesi ile tarımın ve  ticaretin merkezi olması, medeniyetlerin kesişim noktası olması, farklı inanç gruplarına ev sahipliği yapması bizlere üzerinde yaşadığımız coğrafyanın temellerinin nasıl zengin bir birikime sahip olduğunu gösteriyor.



Üzerinde yaşadığımız coğrafyada gömülü olan tarihin bir an önce gün yüzüne çıkarılması bizleri Göbeklitepe ile "Tarihin Başlangıç Noktası" unvanını alan Şanlıurfa'dan çok daha farklı ve hatta daha eski bir başlangıca götürecektir.

Perre Antik Kenti'nde gömülü tarihin gün yüzüne çıkarılması Adıyaman için çok önemli bir dönüm noktası olacaktır. Arkasından Kahta, Gerger, Besni, Samsat ilçelerinde ve devamında bir çok köy yerleşkelerinde yeni yeni antik kentler ortaya çıkması izleyecektir.

Perre Antik Kenti'nin ortaya çıkarılması ile Adıyaman adeta küllerinden kendini yeniden var edecektir.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

6 Şubat’ın Ağırlığı

 Toprağa düşen her can yakınlarından ve sevdiklerinden bir şeyler götürür beraberinde. 6 Şubat’ın 4.17’sinde, "Biz artık yokuz kalan ömürlerinizle idare edin." der gibi vedalaşmadan ayrıldılar hayatımızdan sevdiklerimiz.  Zamansız gidenler kendileriyle beraber güzel olan ne varsa alıp götürdüler. Ne gecenin zifiri karanlığı ne kışın sert soğuğu engel olamadı onlara. Yakınlarının insan üstü çabası onları kurtarmaya yetmedi. İnsan yetersiz kaldı o gece sevdiklerine, zaman tükendi, ses kesildi.   Kulaklarda yankılanan imdat sesine karşı hiçbir şey yapamamın çaresizliğini ve ezikliğini yaşadı ölenlerin yakınları. Bir ömür boyu kulakta yankılanacak olan o ses, sessizliğin en büyük gürültüsü olmaya devam ediyor.  Bir gecede on binlerce insan koptu yaşamdan, sonsuzluk perdesini aralayarak toprağa gömüldü. On binlerce nefes kendilerine can veren evlerinin yıkılan enkazında boğuldu.   Önceden haberleşmiş gibi saat alarmlarını 04.17’ye kurup aramızdan ayrıldı sevdikl...

Barışa Adanmış Bir Yaşam: Sırrı Süreyya Önder

İnsanlık tarihinde bir insanın ömrü, kısa bir andan ibarettir; bir tek nefes ya da mezar taşındaki doğum ve ölüm tarihleri arasına çizilen kısacık bir çizgidir adeta.  Herkes doğar, yaşar ve nihayetinde ölür. Kimisi az yaşar, kimisi çok. Bazıları yaşadığını zannederken, bazıları yaşamak için tüm ömrünü adar. Sırrı Süreyya Önder, onurlu bir yaşam için ömrünü çekinmeden adayanlardandır. Sırrı Süreyya Önder, Mezopotamya'nın insanlığa sunduğu en değerli armağanlardan biridir. O, yaşamın hakkını verenlerdendir. Kendisini borçlu hissettiği insana, doğaya ve börtü böceğe birlikte yaşamın sözünü verenlerdendir. Adıyaman'ın küçelerinde, çocukluğu beklenenden daha erken bitenlerdendir. Babası erken yaşta vefat eden çocukların çocuklukları da erkenden sona erer; omuzlarına henüz çocuk yaşta dert yüklenir. Sırrı Süreyya Önder, çocuk yaşta hem bu derdi üstlenmiş hem de başkalarının dertlerine ortak olmuştur. Erken yaşta kendisini haksızlıklara karşı duran bir birey olarak adamıştır. Olağan ...

Kahtalı Mıçe'ye Veda

Kahtalı Mıçe de aramızdan ayrıldı. Sonsuzluk denen büyük boşluk bir kişiyi daha aldı yanına. Varlığının anlamı, yokluğunda daha derin hissedileceklerden biri. Yeri kolay kolay dolmayacak bir halk ozanı. Dünya, iyi insanların yüzü suyu hürmetine döner derler. O iyi insanlardan biriydi Kahtalı Mıçe. Kendi dünyasında yaşam mücadelesi veren bir değerdi.Yediden yetmişe Adıyamanlıların gönlünde taht kurmasını bilmişti. Mıçe’nin ölümüyle birlikte bir taş daha dikildi kara toprağa. Adı, soyadı, doğum ile ölüm tarihleri arasına konacak olan küçük bir çizgi yer alacak soğuk mezar taşında. O kısa çizgi yaşadıklarının simgesi olacak. O kısa çizgiyi elinden geldikçe üreterek ve halkının içinde kalarak doldurmaya çalıştı. Kendisini var eden toplumla özdeşleşmiş bir kimliğe sahipti Kahtalı Mıçe. O, sadece bir ozan değil, neredeyse tüm bir Adıyaman’dı. Geçmiş ile bugün arasında bir köprüydü. Gündelik yaşamın izleri, eserlerine esin kaynağı oldu. Kadim coğrafyamızda sözlü tarihin önemli taşıyıcılarında...