Ana içeriğe atla

Kımıl Dağı İkinci Nemrut mu Yoksa Asıl Nemrut Dağı mı?

 

Kımıl Dağı, Gerger ilçe sınırları içersinde yer alan ve yüksekliği 2250 metreyi bulan doğal bir tepe noktası.

Gerger ilçesi Kommagene Krallığı'nın en önemli yerleşkesinden biri olarak biliniyor. Özellikle Fırat Nehri'ne komşu olması ve Harput yolu üzerinde bulunması Gerger ilçesine ayrı bir jeopolitik anlam yüklemiştir.

Tarih kitaplarında Gerger diye tanımlanan yer şimdiki ilçe merkezi olan Gerger değil yeni ismi Oymaklı eski ismi Gerger olan ve Nefsi Gerger olarak adlandırılan köy yerleşkesidir.

Oymaklı köyünde bulunan tarihi Gerger Kalesi Kommagene Kralliginin yazlık yerleşkesi olarak kullanılmış ve özellikle kale üzerinde ve içerisinde bulunan kalıntılar kalenin farklı bir çok medeniyete ev sahipliği yaptığını göstermektedir.

Gerger Kalesi cografyaya hakim bir konumda. Özellikle Nemrut Dağı'nı ve Kımıl Dağı'nı aynı bakış açısı ile karşısına almaktadır. Gerger Kalesi'nin karşısında bulunan dağlara baktiginizda aynı dağ sırası üzerinde iki ayrı uçta birbirine benzeyen iki sivri tepe görürsünüz. Biri başlangıç diğeri bitiş tepesi gibidir adeta.

Tepelerden biri yani Kahta tarafında bulunan tanrılar tahtı olarak bilinen 2150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı, diğeri ise Harput tarafından yer alan 2250 metre yükseklikteki Kımıl Dağı'dır.

Nemrut Dağı ile ilgili bildiğimiz en önemli gerçek yapay bir dağ oluşudur. Küçük kaya parçalarının taşınması ile oluşmuş bir tümülüstür.

Kımıl Dağı Nemrut Dağı'nın aksine doğal bir dağ olma özelliğini taşıyor. Bu yönüyle Nemrut Dağı için esin kaynağı olduğundan en küçük bir şüphe duyulmuyor.

Kımıl Dağı son aylarda doğaseverlerin ilgi odağı haline geldi. Özellikle dağ yürüyüşü yapmak isteyenler için paha biçilmez bir güzergah olma özelligi taşıyor. 

Gergerpostasi genel yayın yönetmeni Ahmet Selim geçen ay Kımıl Dağı yürüyüşünü bir video ve resimlerle belgeselleştirdi. ULaşımı zor ancak zirveden tüm bir coğrafyaya bakmanın ayrıcalığını yaşayanlardan oldu.

Ahmet Selim'in paylaştığı videoda Kımıl Dağı eteklerinde bazı kalıntıların olduğu, define avcılarınca kaçak kazılar yapıldığı bilgisine yer verildi.

Kımıl Dağı eteklerinde bulunan toklaşma stili ve kitabe bizlere adeta ikinci bir Nemrut Dağı'nı müjdeliyor. Özellikle Harput yolu üzerinde olması Kımıl Dağı civarlarında antik kentlerinde olabileceğinin ipuçlarını veriyor.

Yetkililer bir an önce gerekli çalışmayı yapıp hem Kımıl Dağı'nın gizemini çözmeli hem de toprağa gömülü antik kentin ayak izlerini takip ederek gün yüzüne çıkarmalı. Aksi takdirde kaçak kazılarla yok olabilir Kımıl Dağı ve eteğinin gizemi.


Yorumlar

  1. Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun sizlere de sabırlar diliyorum

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

6 Şubat’ın Ağırlığı

 Toprağa düşen her can yakınlarından ve sevdiklerinden bir şeyler götürür beraberinde. 6 Şubat’ın 4.17’sinde, "Biz artık yokuz kalan ömürlerinizle idare edin." der gibi vedalaşmadan ayrıldılar hayatımızdan sevdiklerimiz.  Zamansız gidenler kendileriyle beraber güzel olan ne varsa alıp götürdüler. Ne gecenin zifiri karanlığı ne kışın sert soğuğu engel olamadı onlara. Yakınlarının insan üstü çabası onları kurtarmaya yetmedi. İnsan yetersiz kaldı o gece sevdiklerine, zaman tükendi, ses kesildi.   Kulaklarda yankılanan imdat sesine karşı hiçbir şey yapamamın çaresizliğini ve ezikliğini yaşadı ölenlerin yakınları. Bir ömür boyu kulakta yankılanacak olan o ses, sessizliğin en büyük gürültüsü olmaya devam ediyor.  Bir gecede on binlerce insan koptu yaşamdan, sonsuzluk perdesini aralayarak toprağa gömüldü. On binlerce nefes kendilerine can veren evlerinin yıkılan enkazında boğuldu.   Önceden haberleşmiş gibi saat alarmlarını 04.17’ye kurup aramızdan ayrıldı sevdikl...

Barışa Adanmış Bir Yaşam: Sırrı Süreyya Önder

İnsanlık tarihinde bir insanın ömrü, kısa bir andan ibarettir; bir tek nefes ya da mezar taşındaki doğum ve ölüm tarihleri arasına çizilen kısacık bir çizgidir adeta.  Herkes doğar, yaşar ve nihayetinde ölür. Kimisi az yaşar, kimisi çok. Bazıları yaşadığını zannederken, bazıları yaşamak için tüm ömrünü adar. Sırrı Süreyya Önder, onurlu bir yaşam için ömrünü çekinmeden adayanlardandır. Sırrı Süreyya Önder, Mezopotamya'nın insanlığa sunduğu en değerli armağanlardan biridir. O, yaşamın hakkını verenlerdendir. Kendisini borçlu hissettiği insana, doğaya ve börtü böceğe birlikte yaşamın sözünü verenlerdendir. Adıyaman'ın küçelerinde, çocukluğu beklenenden daha erken bitenlerdendir. Babası erken yaşta vefat eden çocukların çocuklukları da erkenden sona erer; omuzlarına henüz çocuk yaşta dert yüklenir. Sırrı Süreyya Önder, çocuk yaşta hem bu derdi üstlenmiş hem de başkalarının dertlerine ortak olmuştur. Erken yaşta kendisini haksızlıklara karşı duran bir birey olarak adamıştır. Olağan ...

Kahtalı Mıçe'ye Veda

Kahtalı Mıçe de aramızdan ayrıldı. Sonsuzluk denen büyük boşluk bir kişiyi daha aldı yanına. Varlığının anlamı, yokluğunda daha derin hissedileceklerden biri. Yeri kolay kolay dolmayacak bir halk ozanı. Dünya, iyi insanların yüzü suyu hürmetine döner derler. O iyi insanlardan biriydi Kahtalı Mıçe. Kendi dünyasında yaşam mücadelesi veren bir değerdi.Yediden yetmişe Adıyamanlıların gönlünde taht kurmasını bilmişti. Mıçe’nin ölümüyle birlikte bir taş daha dikildi kara toprağa. Adı, soyadı, doğum ile ölüm tarihleri arasına konacak olan küçük bir çizgi yer alacak soğuk mezar taşında. O kısa çizgi yaşadıklarının simgesi olacak. O kısa çizgiyi elinden geldikçe üreterek ve halkının içinde kalarak doldurmaya çalıştı. Kendisini var eden toplumla özdeşleşmiş bir kimliğe sahipti Kahtalı Mıçe. O, sadece bir ozan değil, neredeyse tüm bir Adıyaman’dı. Geçmiş ile bugün arasında bir köprüydü. Gündelik yaşamın izleri, eserlerine esin kaynağı oldu. Kadim coğrafyamızda sözlü tarihin önemli taşıyıcılarında...