Ana içeriğe atla

Gün Yüzüne Çıkarılmayı Bekleyen Perre Antik Kenti Gezimiz

Mezopotamya coğrafyası Fırat ve Dicle nehirlerinin insanlığa en büyük armağanlarındandır.


Kadim Mezopotamya coğrafyasının kadim kentlerinden olan Adıyaman ilimizin hemen yanı başında bulunan antik Pirin Perre Kenti'ne günü birlik bir gezinti için yola koyulduk.

1954 yılında il olan Adiyaman'ın yanı başında, Malatya yolu üzerinde bulunuyor Pirin Perre Antik Kenti. Şehir içi dolmuşlarıyla rahat gidilebilecek bir konumda.






Pirin Perre Antik Kenti, başkenti Samosata olan Kommagene Kralliginin önemli beş yerleşkesinden biri. Özellikle yol güzergahı üzerinde bulunmasından dolayı oldukça önemli jeopolitik bir konuma sahip.


Antik kentin gizemi tam olarak çözülmemiş durumda. Toprak altında kalan yapılar gün yüzüne çıkarıldıkça Pirin Perre Antik Kenti'nin  gizemi insanlığa yol gösterici olacağı kesin. Çünkü kazı çalışmaları ile elde edilen bulgulardan hareketle her gün yeniden güncellenmesi gereken bir tarihe sahip Perre Antik kenti.

Gizemli bir kent olan Perre Antik kentinde çocukluk arkadasim Girişimci ve İş İnsanı Mehmet Bayhan eşlik ediyor bana. Mehmet'le pandemi döneminde pirin antik kenti yerleşkesinin tahmini uzantıları üzerinde doğa yürüyüşü yaparken yer yer mağara, tünel ve kuyu gibi yapılara denk gelmiştik. Şimdide de gün yüzüne çıkarılan ve kazısı devam eden alanda geçmişin izlerini sürüyoruz.

Perr Antik Kenti gezimiz üst taraflarda yer alan ve içerisinde mezar yatakları bulunan mağaralarla başlıyor. Aynı nizam ile oluşturulmuş mezarlar insanların geçmişte ölüleri ile yaşadıkları cıkarımına neden olmuş bilim insanlarında. Özellikle bazı mağaralarinin 3 ayrı bölümde 6'ya yakın mezar yerlerinin bulunması bu cıkarımları güçlü bir şekilde destekliyor.

Perre Antik gezisi sırasında küçük kanallarin kuyulara bağlanması ile yağmur suyunun nasıl değerlendirildiği; üzümü sıkmak(prslemek) için düzenlenmiş yerler tarımın kentin sakinleri için ne derece önemli olduğunu ve yer yer karşımıza çıkan duvalardaki insan kabartmalari ile sanata verdikleri önemi gözlemleyebiliyoruz. Kazılarda ortaya cikarilan madeni paralar ticaretinde bölgede önemli yer tuttuğunun göstergelerinden.

Perre Antik Kenti yanı başında bulunan Örenli Mahallesi içerisindeki Roma Çeşmesi etrafında yapılan kazılarla yeni bir gizeme kavuşmuş durumda. Özellikle şu anki evlerin bulunduğu yerlerin asıl antik kentin merkezi olduğu arkeologlar tarafından öne sürülmeye başlamış ve kamulaştırmalar ile evlerin bulundukları yerlerde kazılara başlanacağı dillendirilir olmuş.

Tarihe ve özellikle insanlığın geçmişine merak saranlar için Pirin Perre Antik Kenti mutlaka gezilmesi gereken bir yer. Toprak altından gün yüzüne çıkarılması beklenen tarih yalnızca geçmişe değil insanlığın geleceğine de ışık tutacaktır. Adıyaman'a gelmek için neden arayanlar için Pirin Antik Kenti sizler için en güzel nedenlerden biridir diyoruz.

Üzeyir Ergül&Mehmet Bayhan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

6 Şubat’ın Ağırlığı

 Toprağa düşen her can yakınlarından ve sevdiklerinden bir şeyler götürür beraberinde. 6 Şubat’ın 4.17’sinde, "Biz artık yokuz kalan ömürlerinizle idare edin." der gibi vedalaşmadan ayrıldılar hayatımızdan sevdiklerimiz.  Zamansız gidenler kendileriyle beraber güzel olan ne varsa alıp götürdüler. Ne gecenin zifiri karanlığı ne kışın sert soğuğu engel olamadı onlara. Yakınlarının insan üstü çabası onları kurtarmaya yetmedi. İnsan yetersiz kaldı o gece sevdiklerine, zaman tükendi, ses kesildi.   Kulaklarda yankılanan imdat sesine karşı hiçbir şey yapamamın çaresizliğini ve ezikliğini yaşadı ölenlerin yakınları. Bir ömür boyu kulakta yankılanacak olan o ses, sessizliğin en büyük gürültüsü olmaya devam ediyor.  Bir gecede on binlerce insan koptu yaşamdan, sonsuzluk perdesini aralayarak toprağa gömüldü. On binlerce nefes kendilerine can veren evlerinin yıkılan enkazında boğuldu.   Önceden haberleşmiş gibi saat alarmlarını 04.17’ye kurup aramızdan ayrıldı sevdikl...

Barışa Adanmış Bir Yaşam: Sırrı Süreyya Önder

İnsanlık tarihinde bir insanın ömrü, kısa bir andan ibarettir; bir tek nefes ya da mezar taşındaki doğum ve ölüm tarihleri arasına çizilen kısacık bir çizgidir adeta.  Herkes doğar, yaşar ve nihayetinde ölür. Kimisi az yaşar, kimisi çok. Bazıları yaşadığını zannederken, bazıları yaşamak için tüm ömrünü adar. Sırrı Süreyya Önder, onurlu bir yaşam için ömrünü çekinmeden adayanlardandır. Sırrı Süreyya Önder, Mezopotamya'nın insanlığa sunduğu en değerli armağanlardan biridir. O, yaşamın hakkını verenlerdendir. Kendisini borçlu hissettiği insana, doğaya ve börtü böceğe birlikte yaşamın sözünü verenlerdendir. Adıyaman'ın küçelerinde, çocukluğu beklenenden daha erken bitenlerdendir. Babası erken yaşta vefat eden çocukların çocuklukları da erkenden sona erer; omuzlarına henüz çocuk yaşta dert yüklenir. Sırrı Süreyya Önder, çocuk yaşta hem bu derdi üstlenmiş hem de başkalarının dertlerine ortak olmuştur. Erken yaşta kendisini haksızlıklara karşı duran bir birey olarak adamıştır. Olağan ...

Kahtalı Mıçe'ye Veda

Kahtalı Mıçe de aramızdan ayrıldı. Sonsuzluk denen büyük boşluk bir kişiyi daha aldı yanına. Varlığının anlamı, yokluğunda daha derin hissedileceklerden biri. Yeri kolay kolay dolmayacak bir halk ozanı. Dünya, iyi insanların yüzü suyu hürmetine döner derler. O iyi insanlardan biriydi Kahtalı Mıçe. Kendi dünyasında yaşam mücadelesi veren bir değerdi.Yediden yetmişe Adıyamanlıların gönlünde taht kurmasını bilmişti. Mıçe’nin ölümüyle birlikte bir taş daha dikildi kara toprağa. Adı, soyadı, doğum ile ölüm tarihleri arasına konacak olan küçük bir çizgi yer alacak soğuk mezar taşında. O kısa çizgi yaşadıklarının simgesi olacak. O kısa çizgiyi elinden geldikçe üreterek ve halkının içinde kalarak doldurmaya çalıştı. Kendisini var eden toplumla özdeşleşmiş bir kimliğe sahipti Kahtalı Mıçe. O, sadece bir ozan değil, neredeyse tüm bir Adıyaman’dı. Geçmiş ile bugün arasında bir köprüydü. Gündelik yaşamın izleri, eserlerine esin kaynağı oldu. Kadim coğrafyamızda sözlü tarihin önemli taşıyıcılarında...