Ana içeriğe atla

3 Kelime Yerine 6 Kelime ile Hayal Kurmak

 



Yaşam gerçek ve hayal olan üzerine kuruludur. Gerçek olanın sınırı çoğu kez aşılması zor ve çevresel etmenlere bağlı iken hayal olanın sınırı kişinin kendini bilmesi ile alakalıdır.

Gerçek yaşamın girdileri vardır ve siz o girdiler üzerinden planlar yaparsınız. Yaşamınızı o plan çerçevesinde şekillendirirsiniz.

 Gerçek yaşam çoğu kez sürprizlerle doludur. Önceden yaptığınız birçok plan sizin istemediğiniz bir duruma evrilebilir. Sizi hiç istemediğiniz bir durum içerisine sokabilir. Çoğu kez olumsuz bir sonla karşılaşırsınız ya da şansınız yaver giderse olumlu bir sonla karşılaşırsınız.

İnsan yaşamında gerçek yaşamın yanında birde hayal dünyası vardır. Kişinin var ettiği bir yaşam alanıdır hayal dünyası.  

Gerçek yaşama müdahale bazı zamanlarda mümkün olmazken hayal dünyasında yönlendirici her zaman kişinin kendisi olur. Sürpriz bir son yoktur. Kişi kendi sürprizini kendisi var eder. Hayal dünyasının senaristi de yönetmeni de oyuncusu da kişinin kendisidir.

Hayal kurmak bir terapi yöntemidir. Her zaman kişiye iyi gelir.

Hayal kurmanın zamanı ve mekânı yoktur.  Yürürken, koşarken, yemek yerken, gece uyumadan önce kendinizle baş başa kaldığınız zaman ya da kalabalıklar ortasında da olsanız da hayal kurabilirsiniz.

Sevdiğiniz birinin gözlerinin içine baktığınızda gerçekleşsin ya da gerçekleşmesin kendinizi cennetten bir köşede hayal edebilirsiniz.

Hayal kurmak insanın mutlu olma biçimidir.

Kötü hayal yoktur. Hiç kimse mutsuzluk üzerine hayal kurmaz.

Hayaller kişinin sahip olduğu bilgi birikimi ve kelime darağacıyla sınırlıdır. Yani hayal sınırsızdır ama sizin bildikleriniz size bir sınır çizebilir.

Lise dönemlerine dayanan bir kitap okuma serüvenim var diyebilirim. Bu serüven beni yeni hayallerin peşine takar. Ve ben peşine takıldığım hayallerde kendime yeni dünyalar var ederim.

Her bir kitap bende eksik olan bir yanı tamamlar. Ve her okuduğum kitap sonunda yeni bir eksik yanımı fark ederim ve yeniden elime bir kitap alırım.

Neden kitap okuyorsun diye soranlara kalıplaşmış cevabımı tekrarlarım "3 kelime ile hayal kurmak yerine 6 kelimeyle hayal kurmak için" diyorum. Evet, ben kitabı hayalimin sınırlarını genişletmek için okuyorum.

Her insanın hayal dünyasının bir sınırı vardır; kişi bu sınırın içerisinde yaşar. Bu sınır kişinin kendini bilmesi ve kendisini aşması ile genişleyebilir. Okunan her kitap kelimelerin oluşturduğu yeni dünyalara götürür insanı.

Yeni dünyalarla tanışan insan yeni hayaller kurmaya başlar. Kendi hayal dünyasının sınırlarını ihlal ederek daha çok mutlu olur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

6 Şubat’ın Ağırlığı

 Toprağa düşen her can yakınlarından ve sevdiklerinden bir şeyler götürür beraberinde. 6 Şubat’ın 4.17’sinde, "Biz artık yokuz kalan ömürlerinizle idare edin." der gibi vedalaşmadan ayrıldılar hayatımızdan sevdiklerimiz.  Zamansız gidenler kendileriyle beraber güzel olan ne varsa alıp götürdüler. Ne gecenin zifiri karanlığı ne kışın sert soğuğu engel olamadı onlara. Yakınlarının insan üstü çabası onları kurtarmaya yetmedi. İnsan yetersiz kaldı o gece sevdiklerine, zaman tükendi, ses kesildi.   Kulaklarda yankılanan imdat sesine karşı hiçbir şey yapamamın çaresizliğini ve ezikliğini yaşadı ölenlerin yakınları. Bir ömür boyu kulakta yankılanacak olan o ses, sessizliğin en büyük gürültüsü olmaya devam ediyor.  Bir gecede on binlerce insan koptu yaşamdan, sonsuzluk perdesini aralayarak toprağa gömüldü. On binlerce nefes kendilerine can veren evlerinin yıkılan enkazında boğuldu.   Önceden haberleşmiş gibi saat alarmlarını 04.17’ye kurup aramızdan ayrıldı sevdikl...

Barışa Adanmış Bir Yaşam: Sırrı Süreyya Önder

İnsanlık tarihinde bir insanın ömrü, kısa bir andan ibarettir; bir tek nefes ya da mezar taşındaki doğum ve ölüm tarihleri arasına çizilen kısacık bir çizgidir adeta.  Herkes doğar, yaşar ve nihayetinde ölür. Kimisi az yaşar, kimisi çok. Bazıları yaşadığını zannederken, bazıları yaşamak için tüm ömrünü adar. Sırrı Süreyya Önder, onurlu bir yaşam için ömrünü çekinmeden adayanlardandır. Sırrı Süreyya Önder, Mezopotamya'nın insanlığa sunduğu en değerli armağanlardan biridir. O, yaşamın hakkını verenlerdendir. Kendisini borçlu hissettiği insana, doğaya ve börtü böceğe birlikte yaşamın sözünü verenlerdendir. Adıyaman'ın küçelerinde, çocukluğu beklenenden daha erken bitenlerdendir. Babası erken yaşta vefat eden çocukların çocuklukları da erkenden sona erer; omuzlarına henüz çocuk yaşta dert yüklenir. Sırrı Süreyya Önder, çocuk yaşta hem bu derdi üstlenmiş hem de başkalarının dertlerine ortak olmuştur. Erken yaşta kendisini haksızlıklara karşı duran bir birey olarak adamıştır. Olağan ...

Kahtalı Mıçe'ye Veda

Kahtalı Mıçe de aramızdan ayrıldı. Sonsuzluk denen büyük boşluk bir kişiyi daha aldı yanına. Varlığının anlamı, yokluğunda daha derin hissedileceklerden biri. Yeri kolay kolay dolmayacak bir halk ozanı. Dünya, iyi insanların yüzü suyu hürmetine döner derler. O iyi insanlardan biriydi Kahtalı Mıçe. Kendi dünyasında yaşam mücadelesi veren bir değerdi.Yediden yetmişe Adıyamanlıların gönlünde taht kurmasını bilmişti. Mıçe’nin ölümüyle birlikte bir taş daha dikildi kara toprağa. Adı, soyadı, doğum ile ölüm tarihleri arasına konacak olan küçük bir çizgi yer alacak soğuk mezar taşında. O kısa çizgi yaşadıklarının simgesi olacak. O kısa çizgiyi elinden geldikçe üreterek ve halkının içinde kalarak doldurmaya çalıştı. Kendisini var eden toplumla özdeşleşmiş bir kimliğe sahipti Kahtalı Mıçe. O, sadece bir ozan değil, neredeyse tüm bir Adıyaman’dı. Geçmiş ile bugün arasında bir köprüydü. Gündelik yaşamın izleri, eserlerine esin kaynağı oldu. Kadim coğrafyamızda sözlü tarihin önemli taşıyıcılarında...