Kommagene Krallığı’na ait topraklar üzerinde bulunan Pirin Antik Kenti’nde yıllardır süren kazı çalışmaları yapılmakta.
Pirin antik kentinde yapılan kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan eserler ve yapılar hepimizi heyecanlandırıyor.
Kentin geçmişine merak saranlar için oldukça önemli gelişmeler içeren bu kazı çalışmaları ara ara medyada da kendine yer bulabilmekte.
Umarım kazı çalışmaları yeterli ödenekler ayrılarak ya da sponsorlar vasıtasıyla hızlandırılır ve Pirin Antik Kenti’ne ait gizli saklı ne varsa gün yüzüne çıkarılarak Pirin Antik kentinin gizemi çözülmeye başlanır.
Pirin Antik Kenti’nde yapılan kazılar her geçen gün bizleri şaşırtmaya devam etse de antik kent ile ilgili bildiklerimiz ne yazık ki halen çok eski bilgiler. Güncel bilgiler içeren bilimsel bir makaleye ulaşamadım.
Pirin Antik Kenti ile ilgili bildiklerimiz maalesef kazı çalışmalarından daha ağır ilerlemekte. Elbette her yeni kesif bizim bildiklerimizi eskitecektir. Yeni kazılarla beraber belki bildiğimiz tarih rakamları bile çok daha eskilere gidecektir. Ancak tüm bunlara rağmen eldeki veriler ile antik kentin hangi döneme ışık tuttuğu güncel kazılar eşliğinde belirli aralıklarla kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü başta olmak üzere ülkemizin diğer üniversitelerinden ve başka ülke üniversitelerinden bilim insanları kentimize davet edilerek Pirin Antik Kenti üzerine çalışma yapmaları teşvik edilmelidir.
Sadece Pirin Antik Kenti değil, ilimiz genelinde birçok tarihi kent ve mekân bulunmakta. Hepsinin birbirinden daha değerli olduğunu biliyoruz. Ancak Pirin Antik Kenti için ayrıca özel bir alan açılmalı ve üzerinde çalışılmalıdır. Kentimizde turizmin geleceği açısından bu oldukça önemlidir.
* * * * * *
Kommagene İmparatorluğunun başkenti olan Samsat'ta geçmiş yıllarda yapılan kazılarda Kommagene İmparatorluğuna ait sikkeler bulunmuş.
Milattan sonra 244 yılında Romalılar tarafından basılmış bu sikkelerin fotoğraflarını araştırmacı Baran Zeydanlıoğlu’nun tweetr paylaşımında gördüğümde "geçmişi geleceğinden daha ileride bir kent: Adıyaman" diye bir cümle kurmuştum.
Geçmişin kalıntıları; özellikle gizemi halen bilinmeyen tanrıların yerleşkesi Nemrut Dağı…
Tüm ihtişamıyla ayakta duran Cendere Köprüsü... Yerine yapılan 2 köprü çoktan yok oldu.
Eski Kâhta Kalesi’nin günümüz teknolojisinden yararlanılarak devam eden tadilat çalışması yıllardır sürmekte ancak bir türlü bitirilememekte.
Yukarıda sadece üç tanesini belirttiğim yapıların o günün koşullarında nasıl yapıldığı, koca koca heykellerin ve kayaların nasıl yukarılara çıkarıldığı gizemini korumakta. Günümüzde kentimizi sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik açıdan ele aldığımızda kentimizin geçmişinin bugünümüzden ne kadar daha ileride olduğu anlaşılacaktır sanırım.
Yorumlar
Yorum Gönder