açık bir kapı aralığından;
bilinmez bir menzile doğru başlar yolculuk.
en uzağa doğru,
en yakınındakilerden uzaklaşarak...
vedaları sessiz olur göçlerin;
sessizce giyilir ayakkabı ve kapı daima açık bırakılır.
her göç insanın kendi sınırını ihlal etmesidir çoğu zaman
sonra kalemle çizilmiş ülke sınırları ihlal edilir...
yeni bir ülke sınırına varıncaya dek ihlaller deneyim oluverir yol boyunca...
İnsan en çok kendi içinden göç eder...
kendisini var eden herşeyden...
İnsan en çok kendi içinden göç eder...
kendisini var eden herşeyden...
yeni bir kimliğe yolculuktur göç, yeni bir dünyaya iltica etmektir..
ve her "göç" ölümdür aynı zamanda...
ve her "göç" ölümdür aynı zamanda...
geride kalanlar için mezarı olmayan bir ölüdür artik göç yolundaki.
mezarı yoktur ama yası tutulmaya başlanmıştır.
teselli cümlelerinin ölülerden sonra yakılanla arasında hiçbir farkı yoktur.
adınızın yazılı olduğu mezarınız yoktur;
belirli aralıklarla kabir ziyaretinizden yoksun kalır geride bıraktıklarınız.
her göç mutlu sonla bitmez.
her göç mutlu sonla bitmez.
aslında sonu mutlu olacak olan bir göç de planlanmamıştır hiç bir zaman..
Ve çoğu kez ölümdür sonu...
Yeni bir yaşamın kapısı ölüme açılır...
kıyıya vurur bedeniniz çocuk yaşta
İlk kez karşılaştığınız denizin soğuk sularında kayip bir ceset olursunuz.
sessizce bu dünyadan kayip gitmenize göz yumulur...
insan kaçakçıları için sadece bir müsterisinizdir...
devletler için birer koz...
insan en büyük göçü kendi içinden yapar...
bazen yola düşersin, yol seni götürür...
ve yol çoğu kez uçuruma sınırdır...
yüksek dağların eteklerinde buza tutan cesetler bir mevsim boyu karın altında kalır.
kardelen değildir mültecinin cesedi ve de çiceksizdir...
soğuk dağlardan soğuk morga bir eşek ya da at sırtında taşınır kimliğini yitirmiş olan.
hiç bir devlete aidiyeti yoktur; çoktan yitirmiştir onu...

Yorumlar
Yorum Gönder