Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hızlı Bir Normalleşme Beraberinde Travmalar Getirecek

  Büyük tufanın artçıları devam ediyor. Uzunca bir sürede devam edecek. İnsanlık tarihinin en büyük doğa olaylarından birini 6 Şubat tarihinde yaşadık. Doğa olayı biranda doğal bir afete dönüşüverdi.Yılların ihmalkarlığı sonucu on binlerce insan yaşamından oldu. Yaşamın diyalektiği zıtlıklar üzerine kuruludur. Doğmak ve ölmek bu diyalektiğin en önemli olgularındandır. Biri sevinci diğeri hüznü beraberinde getirir. Insanlar bu zıtlıklar arasında bir yaşam döngüsü oluşturur. Yaşam sevinci kadar ölümün hüznü de sağlıkla atlatılması gereken yas süreci için gereklidir. Normal seyrinde devam eden yaşamda ölüm sonrasında yaşanan hüzün, beraberinde defin süreci ve sonrasında taziye süreci bütünlük açısından bakıldığında sonraki yaşamın sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için elzemdir. Bizler 6 Şubat tarihinde normal olmayan bir olayla birlikte on binlerce canımızı kaybettik. Bu sayının kat ve kat fazlası yaralananlar oldu. Yaralıların bir kısmı halen yoğun bakımda. Bir kısmı vücut bütünl...

Eskiyi Ararken, Yeni Adıyaman'ın Yok Olup Gitmesi

  Büyük tufan öncesinde aralıklarla Adıyaman'ın kadim gecmişi ile ilgili yazılar kaleme almaya çalışırdım. Kentin geçmişi üzerine tarih okuması yapmak isteyenler için birçok ipucu vardi şehrin değişik noktalarında. Kadim Mezopotamya coğrafyasının en önemli yerleşkelerinden olan Kommagene Krallığının izleri gizemli bir geçmişe aittir. Yazılı bir yapıt yoktur elinizde. Belli bir noktadan sonrasına geçemezsiniz. İpuçları belli yere kadar götürür sizi. Tanrıların tahtı Nemrut Dağı doğu ve batı medeniyetlerinin kesişim noktasında yer almaktadır. Fırat'ın beslediği bereketli topraklardan olan Adıyaman'da savaşın izi yoktur. Savaşın izinin olmadığı topraklarda savaş yerine belirli zaman aralıklarında büyük depremlerle yıkılmış kalıntılar çokça bulunur. Savaşın olmadığı bu topraklar değişik zaman aralıklarında birçok zulme ev sahipliği yapmıştır. Şehir değil ama insanların yok olup gittiğine dair izler vardır. Bizler ipuçlarının peşinden eskiyi ararken 6 Şubat tufanı ile birlikte y...

Gidenlerden Geriye Ne Kaldı?

  Büyük tufan beraberinde büyük göçü de getirdi. Milyonlarca insan yerinden yurdundan oldu. Yitip gidenlerin yasını bile tutamadan yola koyuldu milyonlar. Normal bir son olmadığı için normal bir taziye süreci de yaşanmadı. Insanlar yaslarını tutamadı. En yakınlarını kaybedenler geriye kalan yakınlarla da biraraya gelemediler. Tutulamayan yas kalan ömrün tamamına yayıldı çoktan. Kimse kalmadı, şehirler karanlığa gömüldü. Sokak lambaları karanlığa gömülmüş evlerin pencerelerini aydınlatmaya yetmiyor. İçinde yaşam olmayan  her bir ev anıların gömüldüğü mezar adeta ya da kırık dökük duvarlarıyla kimsesiz bir şehrin hayalet bekçileri... Gidenler kendileriyle beraber yaşama dair ne varsa alıp götürdüler. Bu dünyaya ait ne kadar güzel ve iyi şey varsa hiçbirini bırakmadılar bizlere. 5 Şubat cennet 6 Şubat cehennem diye kaldı belleklerimizde. Zaman ileriye akarken bizler geriye ne kaldı diye sormaya devam ediyoruz. Yaşamak nefes almak değil geride kalanların yaşamını sürdürmesi iç...

"Çök Kapan Tutun" Pozisyonunun Mucitleri Nerede?

12 Kasım 1999 Düzce depreminin yıl dönümü olan 12 Kasım 2022 tarihinde, depremden yaklaşık 23 yıl sonra bizi yönetenler yaşananlardan ders çıkarıldığını göstermek için 18.57'de Türkiye ve Kıbrıs'ta eş zamanlı "Deprem Anı Ülke Tatbikatı" adı altında "Çök Kapan Tutun" tatbikatı yaptırıldı. Yaptırtıldı diyorum çünkü bizzat üst düzey yöneticilerce canlı yayında talimatlarla bazı üst düzey yöneticilerin çök kapan tutun pozisyonunu yapamaması nedeniyle pozisyonun nasıl yapılacağı ile ilgili yönergelerin verildiğine şahit olduk. Büyük Gölcük depreminden tam 23 yıl sonra yüz yılın en büyük buluşu olan "Çök Kapan Tutun" pozisyonunun yaptırılmaya çalışıldığı günden 2,5 ay sonra resmi rakamlara göre 60 bine yakın insan yaşamını yitirdi. Bazı verilere göre deprem sonrası 300 bin GSM abonesinin cep telefonlarını kullanmadığı, 183 bin kredi kartının da hiç kullanılmadığı saptanmış. Yaşamını yitirenlerin gerçek sayısı halen bilinmiyor. "Çök Kapan Tutun...

Şehri Komyanlara Yükleyip, Anılardan Tepeler Yaptılar

  Önce ses vardı onunla beraber imkansızlık ama gelecek yardım için ümit de... Yaşama dair inanç dinçti. Sonra ekipler geldi, teçhizatları yoktu. Umut yerini kederli bir bekleyişe bıraktı. Ve o dinç olan umut yitip gitmeye başlamıştı saat kadranları arasında. Akrep ve yelkovanın yarışı arasında her an canlarımızı kaybettik. Daha sonra yaşamdan umudunu kesenler yakınlarının soğuk bedenlerine ulaşmak için yalvardılar bu sefer kurtarıcılara. Umuttan artık eser kalmamıştı. Yaşatmak için çırpınanlar, ölülerine kavuştuğu için şükür ettiler binlerce kez. Ayağı taşa değmesin diye dua ettiğiniz, üşümesin diye üstünü örttüğünüz birinin bu defa üstünü toprakla örtebilmiş olanın şükrünü bildiniz mi? Sadece hep şükürle büyütülüp şükürle avutulmuş nesiller olduğumuz için değil ama... Kayıp yakınının bedenine halen ulaşamayanlar vardı. Eşinin, oğlunun, kızının, annesin, babasının ve kardeşinin bedeninden bir parça bulamayanlar oldu.  Enkaz adı altında kamyonlarla yüzlerce beden taşındı ken...