İlkokul yıllarından itibaren hepimiz "Tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana" şarkısıyla büyüdük. Ormanlar kurmak, ağaç dikme etkinliklerine gönüllü katılmak için seferber olduk. Bu etkinliklerde çekilen bolca fotoğrafla şehirlerin giriş çıkışları ve atıl durumdaki alanlar, “hatıra ormanı”na dönüştürüldü. Ancak ne yazık ki bu hatıra ormanları, çok geçmeden imara açıldı. Rant, tohumdan ormana dönüşen bu alanlardan daha önemli hale geldi. Çekilen fotoğraflar ise birilerinin görmesini sağladığı için amacına ulaşmış oldu. Ama ektiklerimizden çok daha fazlası, orman yangınlarında tek seferde küle döndü. Ağaçlar, böcekler, yeşilin bin bir tonu, evler ve insanlar bu yangınlarda yok oldu. Hayvanların imdat sesleri, insanların imdat seslerine karıştı. Maalesef hepsi, bir yaprak gibi can verdi. Bu ülkede her yıl, kasıtlı ya da kasıtsız, ormanlarımız yanıyor. Geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de çıkan orman yangınlarına müdahale etmek isteyen, aralarında gönüllülerin de bulunduğu ç...