Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bizim normalleşmemiz?

  Hayat devam ediyor!  Keşke kaldığı yerden devam edebilseydi. Keşke yitip giden canlarımız yanımızda olabilseydi. Keşke binbir emekle var ettiğimiz evlerimiz yerinde olsaydı. Keşke canımızla birlikte yok olup giden memleketimiz bizlere yeniden kucak açsaydı. Hayat devam ediyor. Hayat kaldığı yerde olanlar için devam ediyor. Kaldığı yerden çok uzakta olanlar için değil. Kaldığın yeri bilmek bile büyük bir şans tüm bu çıkmazlar içinde. Hayat devam ediyor. Eğer zaman o 6 Şubat gecesi 04.17'de normal bir akrep ve yelkovan kovalamacası olarak akıp gitseydi, 11 il için ve o illerde tüm bir yaşamını bırakanlar için de hayat devam ediyor olacaktı. Hayat normale dönerse... Biz normal seyrinde devam eden hayatın kurbanı olduk. Ne zamanı ne de yitip giden canlarımızı geri getirme şansımız yok. Evrende bulunan tüm olanakları kullansanız bile zamanı 1 salise öncesine getiremezsiniz. O nedenle bu tufandan yaralı çıkmış hiç kimsenin yaşamını normale döndürmesini beklemeyemezsiniz. Hayat no...

Biz ne yaşadık?

    Biz ne yaşadık? Zaman, içinde Adıyaman'ın da olduğu on bir il için bir daha aynı şekilde akmamak üzere saat 04.17’de durdu. Adiyaman Atatürk Bulvarı’nda bulunan saat kulesi bir şehrin yok oluşunun simgesi oldu artık. Akrep ve yelkovan yitip giden on binlerce canın anısına saygı duyar gibi anıtlaşarak, ölüm gibi katı ve sağuk olarak yapıştı kara bir tarihin şafağına. Neydi bizim yaşadığımız? Sonsuzluktu bizim yaşadığımız ilk başlarda. Yitip giden canlarımızın bir daha olmayacaklarının travmasını yaşadık sonsuz kere , yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz. Biz ne yaşadık? Biz kendi acımızı, yanımızdaki acıların büyüklüğü karşısında dile getirmenin utancını yaşadık. Acımızı başka acıların içinde sağıp usulca sol yanımıza koyduk. Biz ne yaşadık? Biz havanın dondurucu soğuğunda bir ateşin etrafında ısınmaya çalışırken enkaz altında kalan yakınlarımızın, dostlarımızın ya da hiçbir zaman tanışamadığımız anne, baba, ağabey, abla ve kardeşlerin üşümesi karşısında hi...