Silahın gölgesinde kalan hayatlar ve anlamını yitiren kelimeler... Binlerce canın toprağa düştüğü kadim topraklarda "baba", "anne", "evlat", "kardeş", "barış" ve "gülümseme" kelimeleri artık ilk anlamından çok uzakta. Binlerce can toprağa düştü. Binlercesi sakat kaldı. Gidenlerin ardında kalanlar hep yarım, hep ağlamaklı. Eşini, oğlunu, kardeşini, babasını kaybedenler için kelimeler anlamını yitirdi. Babasını kaybeden bir çocuk için "baba" kelimesinin anlamı, babası olan herkesinki gibi olabilir mi? Yetim olanla olmayan birinin kurduğu cümlenin anlamı aynı mıdır? Ya da annesini kaybeden biri "anne" derken, bu kelime muhatabına söylenmeyen, sadece cümle içinde kurulan sade bir kelime olarak mı kalır? Erken yaşta toprağa düşen bir kardeş, sırtını yaslayacağın bir dağ, sığınacak bir liman olur mu? Sözlükte kelimeler ile sıralanan bir anlama bürünebilir mi artık? Bir evlat, her şeyden sakındığınız... sarı...