Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Muhatabını Arayan Yazılardan

Sismik hareketlerin kayıt altına alınmasından bu yana insanlık tarihinin en büyük ve en yıkıcı depremlerini yaşadık 6 Şubat tarihinde. Birçok ülkeden daha büyük bir coğrafya yaklaşık 2 dakika boyunca 3 büyük depremle sarsıldı. 11 şehri etkileyen tufan, özellikle Hatay ve Adıyaman’ı olmak üzere birçok yerleşim yerini adeta haritadan sildi. Depremin ilk 4 gününde çoğu enkaza yardım ulaşmadı. Enkaz altındaki on binlerce insanın çığlıkları birbirine karıştı, çaresizlik içindeki yakınlarının haykırışları onlara eşlik etti. Resmi kayıtlara göre 55 bin civarında insan hayatını kaybetti. Binlerce kişi sakat kaldı. Yüzbinlerce insan sevdiklerini kaybetti. On binlerce kişi işsiz kaldı. İş yerleri yıkılan insanların çoğu göç etmek zorunda kaldı. Binlerce kişi hem canını, hem evini, hem malını hem de yurdunu kaybetti. Peki sonra ne oldu... Yetkili kişiler, enkaz altındakilere ilk anda yardım etmeleri gerekenler... Bilim insanlarının deprem uyarılarına kulak tıkayanlar... Liyakatsız bir şekilde kol...

Ey Kadim Şehir!

Ey Kadim Şehir! Köklerin medeniyetlerin ilk çakıl taşlarından; sen nasıl yıkılmayı kendine yakıştırdın? Ey Kadim Şehir! Ayakların yere sağlam basarken; sen nasıl toprağından kopup ilk rüzgarda devriliverdin? Ey Kadim Şehir! Düşüp kalkamamak sana layık değilken; sen nasıl düştüğün yerde uzanıp kala kaldın? Ey Kadim Şehir! Tanrılar ölümsüzleşmek için doruklarını kendilerine mesken tutarken; sen nasıl dipsiz bir kuyuya kendini tutsak ediverdin? Ey Kadim Şehir! Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmışken; senden olanı  yurtsuz koyup  sürgüne yollamak kadimliğine yakıştı mı? Ey Kadim Şehir! Karanlığın aydınlığa evrildiği anda; uykuda olana pusu kurmak mertlikten sayılır mı? Ey Kadim Şehir! Mahşere ev sahipliği yapmak sana mı kaldı; cenneti var eden Fırat yanı başında akarken. Ey Kadim Şehir! Şimdi senden olan sana döndü; toprağına karıştı. Sessizliğe bürünebilirsin artık. Ne İsrafil’in sûru(!) ne de yüreği yanan mazlumun çığlığı uyandırmaya yetmez artık seni. ...