Her ne kadar her ölüm erken olsa da ölüm yaşamın doğası gereğidir. Yaşlanırsınız ve sonrasında bu dünyadan göç edip gidersiniz. Geride kalansanız göç edenin yasını tutar, varsa fotoğrafını evin en baş köşesine asar ve onu belirli aralıklarla yad edersiniz. Tanıdıklarla biraraya gelince vefat edenle hatıralarınızdan bahseder ve yeri gelir onu espirilerinize de konu edersiniz. Ancak zamansız göçüp gidenler öyle mi... Yaşamın doğası gereği değil de adeta bir cinayete kurban verdiğiniz gencecik canların hatta çocukların, değil fotoğrafını evin en baş köşesine asmak o fotoğrafa bakmaya bile cesaret edemezsiniz. Çok erken kaybettiğiniz gencecik canlarınızı herhangi bir sohbete konu edemezsiniz. Oysa her an aklınızdadır ve her daim acıtır hatıraları sizi. Aldığınız her nefeste ve en son boğazınızdaki düğümde takılır kalır. "6 Şubat Tufanı"nda heyecanla yolunu gözledikleri evlatlarının cansız bedenlerini teslim ettiler Gazimağusalı anne babalara. Bu coğrafya yarım yüzyıla yakı...